Mide Kelepçesi

Mide Kelepçesi

mide kelepçesi
Cerrahi olarak (genellikle karın duvarı açılmadan kapalı-laparoskopik- teknikler ile) midenin üst kısmına çepeçevre bir bant yerleştirilerek sıkmak suretiyle midenin üst bölmesi çok daha küçük olan bir kum saati haline getirilir. Böylece 2–3 kaşık yemek yemekle hemen doyma ve şişkinlik hissi yakalanmış olur. Operasyon genel anestezi eşliğinde gerçekleştirilmekte ve genellikle kapalı cerrahi teknikleri kullanılmaktadır. Karın boşluğu karbondioksit gazı ile şişirilir ve özel aletlerin (portlar) karın boşluğuna sokulması ile operasyona başlanır. Midenin en üst kısmında midenin çevresinde bir açıklık yaratılır ve yine port sistemleri yoluyla karın boşluğuna yerleştirilen kelepçe bidenin çevresine yerleştirilerek kilitlenir ve özel dikişlerle yerinden oynaması engellenir. Kontrol sonrası karındaki gaz boşaltılıp portlar çıkarılır ve kelepçenin şişirme ayarını sağlayan haznesi cilt altına yerleştirilerek cilt estetik bir şekilde kapatılır.

Operasyon sonrası dönemde iyileşme süresi (ortalama 6 hafta) sonunda ayarlanabilen bant cilt altında yerleştirilmiş haznesi yoluyla şişirilerek sıkılır ve böylece fazla yemek tüketimi aşırı şişkinlik hissi nedeniyle engellenmiş olur. Düzenli ve sağlıklı kilo veriminin kontrolü için ameliyattan sonra da uzman takipleri devam etmekte vücut ihtiyacına göre midenin çevresindeki bant gevşetilip sıkılarak ayarlanabilir. Bandın (kelepçenin) çıkmasını gerektiren bir durum olmadığı sürece bu malzeme vücut içinde sorun yaratmadan baki kalabilir.

Port yeri enfeksiyonları, portun tıkanması veya dönerek uygulama zorluğu ortaya çıkması, enfeksiyonun banda (kelepçeye) kadar ilerleyip karın zarlarında veya mide çeperinde enfeksiyona neden olması, mideyi fazla daraltması veya tamamaen tıkaması, aşağıya veya yukarıya kayarak fonksiyonunu kaybetmesi ve mide duvarını eritip midenin içine göç etmesi gibi geç dönem komplikasyonları bu cerrahiden sadece birkaç ay sonra gelişebildiği gibi senelerce sonra da görülebilmektedirler.

Özellikle 90’lı yılların ikinci yarısı ve 2000’li yıllarda dünya genelinde obezitenin tedavisi amacıyla çok sıklıkla uygulanan gastrik banding hastalarının son yıllarda sıklıkla geç komplikasyonlar nedeniyle operasyona alınmaları ve düzeltme ya da çıkarılma cerrahilerine tekrar tekrar maruz kalmaları, obezite cerrahlarının son 2-3 yılda giderek azalan bir sıklıkla bu yöntemi seçmelerine yol açmıştır.